×

Sirasi Meseleler-2

Neden daha fazla kaybediyoruz

Ya da yaptığımız çalışmalar etkisi sınırlı oluyor. Bir taraftan devlet başta çocuklar olmak üzere gençlik ve aile için binlerce istihdam ile proje geliştiriyor. İlkokuldan sonra başlayan imam hatip ortaokullar liseler binlerce gönüllü dernek vakıf cemaat ama camiler boş gençlik kayıp … Eskiler anlatırdı sağ sol olayları kavgalar gürültüler… Bakıldığı zaman gençler 15 ile 20 yaş arası ve okumuş yazmışlar hepsi ülkeyi yönetmeye talip olmuşlar. Yada evlenmiş çocuk sahibi olmuşlar .Şimdi bakıyoruz 18 yaşında bırakın lise mezununa üniversite mezunlarının çok küçük bir kısmı bir ufka sahip ne yapmak istediğini biliyor .Geriye kalanlar yeni tanımla ev genci hiçbir şey üretmeyen düşünmeyen kendini geliştirmeyen ailesine çevresine topluma yük , zamanını bilgisayar başında oyun oynayarak geçiren bir garip kuşak .. Buraya nasıl geldi bu gençlik neden önce hedefsiz bununla beraber milli manevi değerlerinden uzaklaştı. 1950 lerde başlayan özgürlük ortamı ve kendini milli manevi değerlere adamış insanları varlığı yanında bu gençleri kullanmak isteyen ajanlar da vardı. Bu idealist gençlerin bir kısmı sağcı kabul edildi bir kısmı sol devrimler isteyen gençlerdi. Kendilerine Dev genç, ülkücü gençlik yada islami gençlik.. Ülke yönetimi ise gençlerin enerjisinden dinamizminden yada ufkundan faydalanmak yerine içlerindeki ajanlar ile birbirlerine düşürdüler. Ama işler zıvanadan çıkınca siyasi gençlik hareketleri yerine bu gençleri bu işlerden uzaklaştıran bir şey bulunması lazımdı. Artık biri buldu SEV-GENÇ hareketi olmalıydı. Eğitim sistemi buna göre dizayn edildi. Buna teknoloji etkisi eklenince hızlı bir çözünme yaşandı. Ancak islami grupların ve gruplardan bir avuç adanmış insanın çabaları ile bugünkü tabirle x kuşağı denen kuşakta inançlı hedefli gençler vardı. Bu gençler ister vefa borcu diyelim ister inancının gereği diyelim yeni imanlı ihlaslı gençler yetiştirmek için canla başla çalışıyor. Ama başarı yüzdesi çok düşük olduğunu gözlemliyoruz. Bunu nerede görüyoruz ölçüt ne dersek benim ölçütüm ne sabah namazı nede akşam namazı benim ölçütüm Cuma namazı .. Cuma namazı yaş ortalamasına baktığımız zaman 15-20 yaş aralığında kişi sayısı cami cemaatinin %5 bile değil. Eskiden hemen hemen tüm camiler dışarıya hasır sererken şimdilerde son 2-3 saf boş kalıyor. Belki okul var denebilir ama günümüzde ders saatleri mesai saatleri Cuma saatine göre ayarlanıyor. Benim burada herkesten farklı bir bakış açım var . Kimileri kızacak kimileri ne alakası var diyecek ama işin içinde devlet parası varsa yapılan işin bereketi olmuyor. Çocukluğumuzda cami çıkışlarında ilimizin hafızlık okulu olan Mor Alibaba kuran kursu için yardımlar toplanırdı. Yada camilerin genel ihtiyacı cemaatten ve civar esnaftan toplanırdı. Cami halıları parça parça olur hepsi bağıştı Geçen yıl cumaları kıldığım cami imamı hutbede şöyle dedi “cemaatimiz gördüğünüz gibi camimizin halılarını değiştirdik. Yekünde 400 bin tuttu bunun bir kısmını derneğimiz bir kısmını hayırsever bir esnaf abimiz verdi ancak 200 bin kadar kısmını Belediyemiz verdi. Kendisine burdan teşekkür etmek istiyorum.” Aklıma şu soru geldi belediyenin böyle bir bütçe kalemi var mıydı?. Buraya verdiği yada benzer yerlere verdiği birilerini hoş etmek için verdiği bu para 400 bin kişinin ortak malı olan belediye hizmetlerinde bir aksaklık getirir mi?. En önemlisi bu parada hakkı olan bir kişinin bile rızası yoksa yapılan yardım helal olur mu?  Şahsi kanaatim bu durumun benzeri bir çok yerde görülüyor gerçek gönülden yapılmayan infak başkasının parası ile yapılan zorla yaptırılan yardımlar yapılmak işin mayasını bozmuş ve başarı oranını düşürmektedir.

Selam ve Dua ile…

Paylaş: