×

Nereye Gidiyoruz farkında mıyız?

Eski yazılarımdan hatırlayanlar vardır sistemin kendine uygun bireyler yetiştirmek üzere düşünmeyen üretmeyen bir nesil peşinde olduğunu yazmıştım. Yaptığımız iş ile ve yaşadığımız çevremiz ailemiz ile konuşurken bunu fark edebiliyorsak hala umut var demektir. İnsanların tek hedefi var sanki akşam olsa da gün bitsin diye ediyor. Etrafında ne oluyor dünyada bir haber geçim derdi desen o da yok gibi amaçsız hedefsiz bir sadece nefes alan bir canlı … Ağaç desen ağaç değil mantar esen mantar değil. İnsanlar bu hale neden geldi. Neden duyarsız yada gereksiz konulara duyarlı gündemi neden boş işler.. 1998 yapımı Truman Show diye bir film vardı. Filmin konusu bebeklikten alınan bir insan için oluşturulan film stüdyosunda büyümesini anlatıyor. Filmdeki kaos ise hiçbir şeyden haberi olmayan Truman’ın bazı kameraları bulması ve sürekli aynı hareketleri tekrar eden figüranları fark etmesi ile başlıyor. Biz de sanki Truman gibi aynı şeyleri tekrarlıyor, Tv de ya da elimizdeki akıllı telefonların bize gösterdiği sanal dünyada kısır döngü içinde devam ediyoruz. Sivas gibi tek merkezli şehirlerin tek ve en işlek caddesi üzerinde yürüyen insanları biraz kenardan seyretsek sanki tekrarlayan sahne gibi gelir. Ya da Dejavu dedikleri şey aslında tekrarlayan sahneler mi acep .. Biz bu duruma nasıl geldik mesele tam da budur. Modern çağ çocukları kuşaklara ayırmış ve şu anda ergen olanlara ‘Z’ kuşağı diyor ve ona göre yargılıyor. Ama şunu unutuyorlar kendileri radyo tek kanal tv ile büyürken kişiliği oturmuş etrafında olandan bir haber, ne için yaşadığının farkına değilken kendi yerine işleri yapmak için yapay zekânın var olduğu nesil neyi düşünüp etrafına geleceğe nasıl faydalı birey olacak. Peki bizi bu duruma iten süreç nasıl gelişti bizim değiştirmek için elimize fırsat geçmedi mi ? Süreç doğrultuda devam mı edecek ? Birileri çıkıp Trumana bu bir film diyecek mi artık bir amacın var hedefin özgürlük diyebilecek mi?  Ve bu sesleniş sonunda bir hareket olacak mı? Yoksa geri döndürülemez noktaya geldik mi.. Bence hala umut var bir kazan sütü yoğurt yapan bir kaşık mayadır. Bu iş için dertlenen birileri hala var dolaysıyla maya var. Ama önündeki en büyük zorluk durumu kabullenmiş nefes alan canlı olarak tanımladığımız kuşak. Çünkü kendi yaşadığını dünya gerçeği sanıp seçimlerini ona göre yapıp sistemin daha da içinden çıkılmaz hal almasını sağlıyor. Önce Bu kuşağı bir uyandırıp yanımıza alırsak daha güçlü olacağız.. İnşallah uyuyanları uyandırmaya bir kişi yetecek.

Selametle

165 görüntülenme

Paylaş: