Hayatındaki Herkesten Ahlaki Olarak Daha Düşüksün
Çevrendeki insanların hepsinin ne kadar düşük değerler için kendilerini harcadığının bilincindesin. Yaşamın bazen “Hiç bu kadar da olmaz,” diyerek pisliğini hissettirdiği dönemlerin içinden de geçtin; farkındasın her şeyin. Özel değilsin ya da farklı bir hayat asla yaşamadın; sadece çevrendeki herkesten daha düşük bir ahlaka sahipsin. Bütün insanların hayatlarında daima bir öyküleri olur, belirgin ya da belirsiz. Ama kimsenin öyküsünün olmadığını bana söylemen kesinlikle yanlış.
Peki sen neler yaşadın? Sen kimsin? Seni bu duruma getiren şeyler neler, senin öykün ne? Eğer çevrenden seni farklı kılan şey başkalarının öykülerini asla bilememen ve kendi öykünün farkında olman ise; bütün hayatını sadece insanları yargılamaya ve anlamaya çalışarak geçirdin. Peki, kendi öykünün farkında olmana rağmen neden kendini yargılamadın?
Seni düşük bir ahlaki değere taşıyan bu durum, sadece seni değil, bütün insanlığı daima güncel politika ve magazin ile mahvetti. Bunlarla ilgilenmeyen kişiler içinse, başkalarının hayatına müdahil olma çalışmalarının daim olarak son bulmaması her şeyi mahvetti. Kendi öykünü defalarca tartmaya çalıştın; hala ahlaksız bir insansın, hem de en dipte. Neden mi?
Hayatın boyunca istemesen de bir şeyler ürettin. Bir marangozsun diim sayın okur; zanaatinin ne gibi incelikleri olduğunu sen bilirsin, ufak bir sır vardır elbette ki. Ya da bir topçusun, iyi de bir topçusun, şiir gibi top oynuyorsun; bunun sırrını sen bilirsin.
Şiir demişken, herkes hayatında bir şiir yazmıştır kaçınılmaz olarak. Kimsenin anlamadığını düşünürsün bu şiiri, çünkü sırrı sen bilirsin. İmgelerle dolu bu şiirinin gerçekten sağlam bir edebiyatçının eline geçtiğini düşünelim; hemen hemen olayı çözdü ve yazdığın şiir o zaman bir anlama kavuştu.
Hayatımız birer şiir ve öykü, Tanrı ise bir sanatçı. İmgelerle dolu hayatımızı anlamlandırmak ise bize düşen yegane görev. Yaşadığımız şeylerin ne anlama geldiğini düşünmek ve imge dolu hayatımızda imgelere anlamlar vermek gerekirken, daima başkasının öykülerine göz dikiyorsun; bu yüzden ahlaksızsın.
Kafanı biraz kendi önüne dik ve yaşam denilen bu bahçeye biraz su dök; buna biraz anlam ver ve öykünden kurtul. Öykünden kurtulmadığın sürece sayın okur, en ahlaksız daima sensin.
412 görüntülenme
Paylaş:


